Hong Kong’daki son günümde hostelden çıktım, çantamı sırtıma aldım ve akşamki uçuşa kadar olabildiğince çok yer görmeye karar verdim. Günün en büyük hedefi Büyük Buda’ydı. Bunca yolun sonunda girişe vardığımızda ise kapanışı yaklaşık bir dakika kaçırmıştık. O güne yalnızca bu aksilik değil, bir arkadaşlık, yerel yemek ve beklemediğim bir doğa yürüyüşü de sığdı.
Son gün, bütün eşya sırtımda
Hostelde check-out yaptığım için artık günün tamamını çantayla geçirecektim. Akşam sekiz-dokuz gibi havalimanında olmam gerekiyordu. Zamanım kısıtlıydı, ama yine de önceki gün yetişemediğim yerleri görmek istiyordum. Temple Street tarafında Den’le buluşacak, sonra onun önerilerine göre ilerleyecektik.
Önceki akşam kamera bataryasının bitmesi yüzünden planladığım kadar görüntü alamamıştım. Yanımda powerbank vardı, fakat bu kamerayı istediğim şekilde şarj edemiyordum. Prize ihtiyacım olmuştu. Oturduğumuz yerlerde bunu çözemeyince ancak gece hostele dönünce şarj edebildim. Günün başından itibaren pil konusunun yine sorun çıkarabileceğini biliyordum.
Den’le önceki gece birkaç yere gitmek istemiş, kapalı mekânlara denk gelmiş ve uzun uzun yürümüştük. Ayaklarım çok ağrıyınca ben hostele dönmüştüm. Son gün için umutlu başladım; bu defa hem daha iyi görüntü almak hem de arkadaşımın bildiği yerlere gitmek istiyordum. Tabii üzerimdeki bütün ağırlık da benimle gelecekti.
Jordan’da yemek ve uzayan buluşma
Temple Street tarafına metro ile gittim. Otobüsle daha kısa bir bağlantı olabilirdi, ama o gün metroyu daha öngörülebilir buldum. Pazar günü olduğu için, daha önce aynı duraklarda görmediğim kadar kalabalık vardı. Jordan’a ulaştığımda buluşmadan önce biraz zamanım kalmıştı; bir şeyler yemeye karar verdim.
Tanıdığım bir yemek seçeneği ararken sokakların arasında dolaştım. Den telefon edip beni öğle yemeğine götürmek istediğini söyleyince, biraz da ona ayıp olmasın diye çok fazla yememeye çalıştım. Ama saat konusunda plan tutmadı. Bir için konuşmuştuk; arkadaşım ikiye doğru geldi. Son günün ilk saatlerinden biri böyle beklemeye gitti.
Gecikmişti ama geldikten sonra birlikte gezmeye başladık. Her aksilikte özür dilemesi dikkatimi çekiyordu. Ben de gezide böyle şeyler olabileceğini söyleyip rahat olmasını istedim. Bana bir hediye de getirmişti ve havalimanında açmamı söyledi. Gün boyunca sadece turistik yerleri değil, onunla kurduğum bu arkadaşlığı da kaydediyordum.
İlk çift katlı otobüs ve başka bir Hong Kong
Bir sonraki yere giderken çift katlı otobüse bindik. Hayatımda ilk kez böyle bir otobüste seyahat ediyordum. Üstte en öndeki yerler doluydu, o yüzden oraya geçemedim; yine de şehri farklı bir yükseklikten görmek hoşuma gitti. Günlerdir sokaktan baktığım araçlardan birinin içine sonunda binmiş oldum.
Den, konutların ve insanların günlük hayatının daha fazla göründüğü bölgelerde beni dolaştırdı. Yüksek binalara bakarken Türkiye’de yaşanan depremlerin etkisiyle dayanıklılık meselesi aklıma geliyordu. Bunu videoda da söyledim. Şehri görmek bazen sadece estetik bir görüntü izlemek değil; kendi yaşadıklarınızın etkisiyle başka sorular sormak da oluyor.
Arkadaşım bölgedeki konutları ve eski havalimanıyla ilgili bildiklerini anlattı. Her adı ve ayrıntıyı tam anlayamadım; ama tek başıma turist olarak gelince dikkat etmeyeceğim şeyleri onunla konuşabildim. Okul çevresini ve farklı dükkânları da gördük. Benim haritadan seçeceğim bir rota ile burada yaşayan birinin günü gerçekten farklıydı.
Yerel restoranda sıcak suyun ve yemeğin hikâyesi
Yemek için gittiğimiz yer kalabalıktı. Oturacak alan bulmakta zorlanınca, bir beyefendi yerini değiştirip bize yardımcı oldu. Den bu tür bir restorana neden gelindiğini, yerel yemekleri ve kendi alışkanlıklarını anlatıyordu. Masaya gelen sıcak suyun yalnızca içmek için düşünülmediğini, insanların sofra gereçlerini çalkalamak için de kullandığını gösterdi.
Ben bu tür yerlerde genellikle balığı tercih ediyorum. Pirinçle gelen, dışı çıtır bir balık yemeği söyledim. Yanındaki sos benim damak zevkime çok uymadı. Balığın dokusu da alıştığım balıktan farklıydı; tadını anlamaya çalışırken videoda farklı benzetmeler yaptım. Yine de yemek genel olarak hoşuma gitti. Den ise başka malzemelerle hazırlanmış bir tabak seçti.
Yemek ve kolalar için 90 Hong Kong doları ödedik. Bu tutar o ziyaretin notu. Restoranda kamerayı şarj etmeyi de denedim. Boşta priz görmüştüm ama kullanmama izin verilmedi. Bu durum çok canımı sıktı; çekime devam etmek istiyordum. O gün girdiğim mekânlarda prize ulaşamadım. Buradan bütün Hong Kong’daki her restoran için aynı sonucu çıkarmak doğru olmaz, fakat benim günümü doğrudan etkiledi.
Fotoğraf noktası ve elektronik mağazaları
Yemekten sonra, insanların fotoğraf çekildiği bir konut alanına uğradık. İlk bakışta bana bina ve bir saha gibi görünmüştü; sonra çevrede gerçekten çok kişinin fotoğraf çektiğini fark ettim. Biz de birkaç kare aldık. Önceden ününü bilmediğim bir yere, arkadaşımın yönlendirmesiyle gitmiş oldum.
Daha sonra Diamond Hill tarafında elektronik mağazalarına baktık. Benim aklımda yine kamera için batarya vardı. Mağazalarda farklı cihazların fiyatlarını da kontrol ettim. O dönemde gördüğüm S23 Ultra fiyatı ile Türkiye’de baktığım fiyat arasında belirgin bir fark vardı. Bunlar Nisan 2023’teki karşılaştırmalar; bugün aynı alışveriş sonucunu beklemek için yeterli değil.
Günün o aşamasında birden çok hedef üst üste birikmişti: batarya meselesi, Büyük Buda, belki bir outlet ziyareti ve en sonunda havalimanı. Her birini kısa bir durak gibi düşünmek kolaydı. Lantau tarafına gitmeye başlayınca, mesafelerin ve bağlantıların planı ne kadar uzatacağını daha net gördüm.

Lantau’ya giderken şehir bambaşka bir hale geldi
Otobüs bağlantılarıyla havalimanının da bulunduğu Lantau yönüne ilerledik. İlk gelişimde Airport Express’le merkeze çok daha hızlı ulaşmıştım; bu kez yol daha dolaşıktı. Bir aktarma daha yaptık. Bir bölümde otuz-kırk dakika dinlendim; gerçekten yorulmuştum ve her manzarayı çekmeye halim yoktu.
Yolun çevresi değiştikçe yeşillik dikkatimi çekti. Yüksek binaların ve yoğun şehir sokaklarının ardından bu kadar ağaç ve doğa görmek farklı geldi. Videoda sanki başka bir yerleşime gelmişiz gibi hissettiğimi söyledim. Hong Kong’u yalnızca merkezindeki gökdelenlerle düşününce bu tarafı gözden kaçırmak kolay.
Gidiş beklediğimden uzun sürdü. Bazı bağlantılarda Den’i takip ettim; yorgun ve biraz uykulu olduğum için hangi otobüsü nereden aldığımızı tek tek not etmedim. Sonuçta bir buçuk saate yaklaşan bir yolculuğun ardından Büyük Buda’nın bulunduğu bölgeye geldik. Saat yaklaşık altıya geliyordu ve hava da kararmaya başlamıştı.
Büyük Buda’nın girişinde: yaklaşık bir dakika
Heykel gerçekten büyüktü. Buraya kadar gelince en azından yukarı çıkıp yakından görmek istedim. Den’e saat konusunda daha önce de sormuştum; uçuşum olduğu için çok geç kalmak istemiyordum. Fakat girişe ulaştığımızda kapandığını öğrendik. Videoda şaşkınlıkla, yaklaşık bir dakika önce kapandığını söyledim.
O an moralim bozuldu. Bunca yol, aktarma ve ağırlıkla geldiğim yerin girişini böyle az bir farkla kaçırmak sinir bozucuydu. Heykeli uzaktan görebiliyordum, ama geliş amacım olan o çıkışı yapamadım. Burayı gezdim derken, heykelin ziyaret alanına çıkmışım gibi anlatmak istemiyorum: o kapıdan içeri giremedik.
Yine de çevre çok güzeldi. Sadece bir heykel görüp döneceğimizi sanmıştım; doğa, yürüyüş yolları ve tapınak çevresiyle daha geniş bir alanla karşılaştım. Önceden bunun farkında olsaydım sabah daha erken gelmek isterdim. Uçuş öncesindeki son birkaç saate sıkıştırmak yerine, buraya daha rahat bir zaman ayırmak benim için çok daha iyi olurdu.

Çantayla beklemediğim bir doğa yürüyüşü
Giriş kapanınca çevredeki doğa yoluna yöneldik. Ağaçların içinden giden yol güzel görünüyordu. Den’le yürürken yol üzerindeki ayrıntılara baktık; küçük bir yangında kullanılabilecek araçlar dikkatimi çekti. Ortam hoşuma gidiyordu ama vücudum günün başından beri biriken yorgunluğu açıkça hissettiriyordu.
Sırtımda yaklaşık 15 kiloluk çanta olduğunu söyledim. Bu ağırlıkla tırmanmak, benim hazırlıklı olduğum bir etkinlik değildi. Birkaç kez soluklandım. Arkadaşım insanlara yön sordu; ben de doğru yerde olduğumuzu ve fazla uzamayacağını umuyordum. Önümde hâlâ uçağa binmek ve uzun bir dönüş yolculuğu vardı.
Bir süre yükselip sonra geri döndük. Kamera bataryası da bitince telefona geçtim; bu kez aynı mikrofon düzenim yoktu. Görüntü ve ses koşulları gün içinde değişmişti. Hem geziyi hem de çekimi devam ettirmek için eldeki imkânla ilerledim. O günün en beklenmedik kısmı, Büyük Buda ziyaretinin bir anda çantalı bir yürüyüşe dönüşmesi oldu.

Teleferik de kapanınca son otobüse koştuk
Geri dönüşte bir şeyler yemeyi düşünüyorduk, fakat o seçenek de kapanıyordu. Teleferik tarafına yöneldik; orada da hizmet bitmişti. Günün son bölümünde her hedefe biraz geç ulaşmış gibi hissediyordum. Sadece turistik ziyaretler değil, geri dönüşün kendisi de saatlere bağlıymış.
Otobüs konusunda da çok az zaman kaldığını öğrendik. Böyle bir şey olduğunu son anda fark ettik ve koşarak yetiştik. Biz geldiğimiz sırada araç kalkmak üzereydi. Otobüse binebilmek gerçekten büyük bir rahatlama oldu; bu kadar uzak bir yerden son anda başka ulaşım çözmek istemiyordum.
Otobüste bile küçük aksilikler devam etti. Yukarıdan damlayan su, yer değiştirirken cüzdanı unutma tehlikesi ve bir an önce yolun geri kalanını tamamlamak istemem... Son günün bütün yorgunluğu üzerimdeydi. Hong Kong’dan aklımda kalan bu sayfa, tamamlanmış kusursuz bir gezi listesi olmadı. Den’le tanışmam, yerel yemek, yeşil Lantau ve bir dakika yüzünden kaçan ziyaret, aynı hikâyenin parçaları olarak kaldı.
KENDİ KAMERAMDAN
Bu rotadan fotoğraflar
Bu yolculuk sırasında kendi kameramla çektiğim kareler.









Bu yolculuktan bana kalanlar
- Lantau’daki bir ziyaret için yalnızca heykelin saatini değil, dönüş otobüsü ve teleferik saatlerini de kontrol etmek gerekiyor.
- Son gün check-out sonrası büyük çantayla doğa yürüyüşü yapmak benim için çok yorucu oldu.
- Powerbank’in kamerayı gerçekten şarj edebildiğini yolculuk öncesinde denemek ve yedek pil taşımak önemli bir hazırlık.
- Yerel bir arkadaşın rehberliği çok değerliydi; yine de uçuş ve kapanış saatlerini ayrıca takip etmek benim sorumluluğumdu.
Vlogdaki bütçe notları
Seyahat sırasında ödediğim veya gördüğüm tutarlar. Fiyatlar, kur ve ürün seçenekleri zamana göre değişir.
| Kalem | Tutar | Ayrıntı |
|---|---|---|
| Restoranda yemek ve kolalar | 90 HKD | Bu seyahatteki ödeme |
Rotaya ek bilgiler
Kaynak kontrolü: 6 Ekim 2026
Büyük Buda’nın yeri ve ziyaret ölçeği
Hong Kong Turizm Kurulu, Tian Tan Buddha’yı Lantau Adası’nın Ngong Ping bölgesinde tanıtıyor. Heykel kaidesiyle birlikte 34 metre yüksekliğinde; ziyaret alanına 268 basamakla çıkılıyor. Po Lin Manastırı ve çevredeki doğa alanlarıyla birlikte düşünüldüğünde, benim son birkaç saate sıkıştırdığımdan daha geniş bir gezi planı gerektirebiliyor.
Kaynak: Hong Kong Tourism Board — The Big BuddhaBu yolculuğu bir de izle.
YouTube’da açBu günlüğün hikâyesi kendi seyahat vloguma dayanıyor. Yolculuğun görüntüleri, sohbetler ve ortamın sesi videoda.


