Nathan Road’a gelirken düşüncem basitti: cadde boyunca yürüyeyim, mağazalara bakayım, fiyatları göstereyim. Sonunda günü yalnızca vitrinlerle hatırlamadım. Uzun zamandır eksikliğini hissettiğim 40 litrelik bir çanta aldım, yağmurla ve kamera bataryasıyla uğraştım, bir de hostelde başlayan tanışıklık gezi arkadaşlığına dönüştü.
Alışveriş için çıktım, cadde boyunca yürüdüm
Hong Kong’un Kowloon tarafındaki Nathan Road’daydım. Kaldığım hostel ise Hong Kong adasındaydı. Buraya farklı mağazaları görmek için geldim. Restoran, giyim, küçük elektronik, takı ve kozmetik dükkânları yan yana duruyordu. Tek bir alışveriş merkezi gezmekten farklı olarak, sokakta ilerledikçe karşıma yeni bir yer çıkıyordu.
Cadde üzerinde mümkün olduğunca yürüyüp iki tarafına da bakmayı planladım. Den yarım saat sonra geleceğini söylemişti; o gelene kadar hem fiyatlara bakabilir hem de çekim yapabilirdim. Bir vitrine bakıp tekrar yürümeye başlamak, bu günün ritmi oldu. Bazen tanıdığım büyük markalar, bazen de adını ilk kez gördüğüm dükkânlar vardı.
Yaya yoğunluğu ciddi hissediliyordu. Kamerayla yürürken insanlara çarpmamaya, bir dükkânın önünde dururken yolu kapatmamaya çalışıyordum. Burada alışverişe çıkmak sakin sakin boş bir caddede dolaşmak değildi. Işıklar, otobüsler, vitrinler ve kalabalık aynı anda dikkati çekiyordu.
Fiyatlar bir arada, para birimleri ayrı
Küçük mağazalarda tişört, ayakkabı, çanta ve telefon aksesuarlarının etiketlerine baktım. Bir tişörtte 100 Hong Kong doları gördüm. Spor ayakkabılarda farklı tutarlar vardı; yaklaşık 350 Hong Kong dolarlık bir örneğin TL karşılığını da o an hesapladım. Kendi başıma alışveriş yaparken kullandığım hesapla videoda fiyatları anlaşılır hale getirmeye çalışıyordum.
Tarihi özellikle söyledim: 22 Nisan 2023. O gün 100 Hong Kong doları yaklaşık 247–250 liraya denk geliyordu. Bu oran, videodaki karşılaştırmanın neden öyle olduğunu açıklıyor; bugünkü kur hesabı değil. Bir ürünün o dönemde uygun görünmesi, bugün aynı mağazada aynı fiyatla bulunacağı anlamına gelmiyor.
Telefon kablosu, kılıf, küçük tripod ve benzeri ürünler benim ilgimi daha çok çekiyordu. Bazı aksesuarların fiyatını Türkiye’de gördüklerimle karşılaştırdım. Takı ve mücevher mağazaları da çok fazlaydı. Kozmetik tarafına geldiğimde ise her ürün hakkında konuşamadım; bildiğim ve bilmediğim alanlar arasında fark vardı.
Mağaza içinde çekim yapmak her yerde mümkün olmadı
Dükkânların bir bölümünü dışarıdan gösterebildim. İçeride çekim yapmak konusunda her mağazanın yaklaşımı aynı değildi. Bazı yerlere girip bakabiliyor, ama kamera kullanamıyordum. Bu yüzden bütün etiketleri yakın yakın gösterme fikri pratikte sınırlı kaldı. Sokaktan yapılan bir alışveriş yürüyüşü daha çok ortaya çıktı.
Xiaomi mağazasına gelince önce sordum. İçeride video çekmeme izin verilmedi. Ben de kamerayı kapatıp ürünlere baktım. Gezi sırasında böyle bir kararı kabul edip devam etmek gerekiyor; alışveriş yapabilmekle görüntü çekebilmek iki ayrı izin meselesi olarak karşıma çıktı.
Küçük ihtiyaçlar için açık büfe tarzı mağazalar da dikkatimi çekti. Su, atıştırmalık ve kısa bir mola ararken bu tip yerler çok iş görüyor. Caddede restoran seçenekleri de fazlaydı. Ben bilmediğim bazı yerel yemekleri denemekte o seyahatte temkinliydim; kokusu ve içeriği konusunda rahat olduğum seçenekleri arıyordum.
Yağmur az görünüyordu, ama lensi sürekli etkiliyordu
Yağış büyük bir sağanak gibi görünmüyordu. İnce ince, sürekli atıştırıyordu. Videoda sprey sıkılıyormuş gibi hissettirdiğini söyledim. Dışarıda yürümek mümkündü, fakat kamera lensi zaman zaman bulanıklaşıyor ve üstünde su birikiyordu. Çekime devam ederken ara ara temizlemem gerekti.
Caddenin karşı tarafına geçip geri yürürken de aynı durum sürdü. Bir yandan mağazaları kaçırmak istemiyor, bir yandan lensin görüntüsünü kontrol ediyordum. Kamera bataryası da azalıyordu. Günün başında gezi planı olan şey, ilerleyen bölümde ekipmanla birlikte yürütülen bir işe dönüştü.
Bir yerde oturup şarj etme fikri aklımdaydı. Den geldiğinde de bunu sordum. O anda bulunduğumuz yerlerde bunu kolayca çözemeyeceğimi anladım. Sonraki Hong Kong vlogunda bu pil sorunu daha da belirgin hale geldi. Nathan Road’da ise elde kalan bataryayla çekebildiğim kadarını göstermeye çalıştım.
Grand Plaza’da ihtiyacım olan çantayı buldum
Grand Plaza çevresinde dolaşıp Decathlon’a girdim. Aslında ihtiyacım oldukça netti: çok büyük olmayan, ama küçük günlük çantadan da daha fazla eşya alabilecek bir çanta arıyordum. Evde büyük ve küçük seçeneklerim vardı; arada kullanabileceğim bir boy eksikti. Mağazaya girince çantaları tek tek incelememin sebebi buydu.
40 litrelik bir model hoşuma gitti. Etikete bakıp Türkiye’deki ürünle karşılaştırmaya çalıştım. Bazı modellerin orada gördüğüm isim ve seçenekleri, daha önce baktıklarımla tam aynı değildi. Yine de ihtiyacıma uyan çantayı buldum ve aldım. O gün ödediğim bedelin Türk lirası karşılığını videoda yaklaşık 1.100 lira olarak anlattım.
Bu benim için sırf uygun fiyat gördüğüm için yapılan bir alışveriş değildi. Gerçekten kullanacağım, sonraki yolculuklarda işime yarayacağını düşündüğüm bir üründü. Mağazadan çıkınca çantayı sırtımda gösterdim. Cadde turunda en net tamamlanan iş, o eksik boydaki çantayı bulmam oldu.
Hostelden başlayan arkadaşlık
Den’le hostelde tanışmıştık. Hong Konglu olduğu için benim gördüğüm yerleri başka bir gözle anlatabiliyordu. İngilizce sınavı için ada tarafına gelmiş, sonra kendi evine dönecekti. Sohbeti hoşuma gitmişti; birlikte gezme fikri de orada ortaya çıkmıştı.
Buluşunca müzik üzerine konuştuk. Bana Hong Kong’da sevilen bir pop grubundan söz etti. Kendisi de pop müzik sanatçısı olmak istiyordu. Ben daha önce böyle bir hedefi olan yabancı bir yol arkadaşıyla tanışmamıştım. Geziye çıkınca insanların yalnızca nereli olduğunu değil, ne yapmak istediklerini de öğrenmek güzel geliyor.
Sonra metroya geçtik ve birlikte devam ettik. Bu videonun içinde bütün elektronik pazarı ya da gece pazarı planı tamamlanmış değil. Kamera bataryası buna da sınır koydu. Den’le günün devamında ve ertesi gün yaşadıklarımız, Büyük Buda’ya uzanan son gün yazısında daha ayrıntılı yer aldı.
KENDİ KAMERAMDAN
Bu rotadan fotoğraflar
Bu yolculuk sırasında kendi kameramla çektiğim kareler.
Bu yolculuktan bana kalanlar
- Alışverişte mağaza gezisiyle çekim izni aynı şey değil; Xiaomi’de önce sorup kamerayı kapatarak devam ettim.
- Etiket karşılaştırırken para birimini ve tarihi birlikte düşünmek gerekiyor; videodaki kur Nisan 2023’e ait.
- Yağmur çok güçlü olmasa bile lensi ve çekim kalitesini gün boyu etkiledi.
- En memnun kaldığım alışveriş, önceden ihtiyacımı bildiğim 40 litrelik çanta oldu.
Vlogdaki bütçe notları
Seyahat sırasında ödediğim veya gördüğüm tutarlar. Fiyatlar, kur ve ürün seçenekleri zamana göre değişir.
| Kalem | Tutar | Ayrıntı |
|---|---|---|
| Vitrinde gördüğüm tişört | 100 HKD | Satın aldığım ürün değil |
| Gördüğüm ayakkabı örneği | Yaklaşık 350 HKD | Modeline göre farklı tutarlar vardı |
| Aldığım 40 litrelik çanta | O gün yaklaşık 1.100 TL karşılığı | 22 Nisan 2023’teki dönüşüm |
Nathan Road’da gördüğüm vitrinler kadar, burada tanıştığım birinin şehirde bana yol arkadaşlığı yapması da aklımda kaldı.
Bu yolculuğu bir de izle.
YouTube’da açBu günlüğün hikâyesi kendi seyahat vloguma dayanıyor. Yolculuğun görüntüleri, sohbetler ve ortamın sesi videoda.




